Cuma, Mart 11, 2011

Çah! (kuyu)


Üzerimde yırtılmış rengi solmuş harmani
Dilimde nakarat mı kırık dökük şarkılar
Her sevdayı meşk eden ey acemi kemani
Ne diye sürünürsün seni dinleyen mi var…

Elden düşme aşklara talip oldu bu gönlüm
Kim bilir nerelere savrulmuşken hayalim
İkinci el sevdalara esir kaldı bak ömrüm
Peşrevsiz geldi ağıt acımı bilen mi var…

Bir anda ellerimden kayıp gitti yüreğim
Nerelere saklandı timsali yok sevgimin
Ben yolumu yitirdim işte bitti süreğim
Öyle bir çahmış ki bu dibini gören mi var…

Bu yürek enkazını kaldırma öyle mirim
Bırak dursun kenarda dirilmez bir ölüyüm
Hu diyor gönül telim duymasan da hu derim
İşte geldim giderim yazanı silen mi var…

Şimdi o vurulduğum şehri kerbelâdayım
Örülmüş duvarların ayazına avazım
Çıkarmayın siyahtan nasıl olsa yastayım
Can can içre bigâne sebebi bilen mi var…

Hangi hünkâr fermanı sevgiye süngü çeker
Zalimlerin zalimi biçareye diz büker
Boynum kıldan incedir zehrin kanımda şeker
Cevrü mihnet ki müştak vuslata darbe mi var…

Sevinç İnal

Çâh: Kuyu
Harmani: Palto
Cevrü mihnet= cefaya uğrayan
Müştak: Özleyen
Bigâne: Yabancı


Çarşamba, Mart 09, 2011

Ankara'ya Öyle Yakışırdı ki Kar... Aynen Böyle...


Ankara karda bambaşka.
Tüm çilesine rağmen çok yakışıyor bu kente kar.

İlk kar

Ertesi gün ( eh baya yağmış )


Bizim bahçe gelinlik mi giymiş :)


Gecesi bile güzel :)
Cadde başka alem:)








Bizim Gudu şaşkın ilk defa kar gördü:)



Bir hafta evvel Ilgaz da idik kar görmek harika diyorduk:)

Kuzum Özledim Seni bak Ankara bu halde gel bir an evvel :)

Perşembe, Mart 03, 2011

Can bardaktan çayım var içer misin Dost?


Can bardaktan çayım var içer misin Dost?
İçmez misin,içinde hasret var bir tutam biraz da acı..
Hani kahve olsa derim ki "Bir acı kahvenin 40 yıl hatırı vardır..."

  Çay bu dostum,çay ... Hem de can bardaktan...

Üşümesin diye ellerimiz,sımsıcak çayımız...

Biraz da sevgi ekledim ki üşümesin gönüllerimiz...

Sıcak çay olmasa da ,sıcak insanlar olsa ne dersin Dost?
Tebessüm eden çocuklar,çay isteyen çocuklar...

"Suss,çocuklar çay içmez "  Açık renkli çaylar sana ve bana.
Neden diye sorma dost, biz daha büyümedik...
Ama olmaaaazz, çaysız olur mu?
Sıcak canlar olsun,aşka mütemayil, can bardaktan sıcak çay da...
Yanında bir tutam dert, hani yıldızlara baka,baka...

"Can bardaktan çayım var içer misin Dost?"
Dost'a
  
Vakti vardır
Ve can çeker.
Ama berrak ve demli bir çaydan daha iyi olan şey, o çaya sohbet katan,
lezzet katan dostlardır.
Çay da, dost da, teselli makamında bir talihtir.
Sohbete ...
Muhabbet taşır, hüzün taşır ...

Hayatın neresinde, ne şekil ve görüntüde olursak olalım; mesele şudur:
Bir bardak demli çayın yanında ne kıymetimiz var?
Hangi dostun bir bardak demli çayı için

 "hasretin adı" ve "katma değer"iyiz?

Vakti vardır...
Ve can çeker.
Can, çayı bahane edip muhabbet ister.
Profesör istemez, genel müdür hiç istemez...
Makam ve mevki
Ve dahi şan ve şöhret
Ve dahi mal ve mülk sahibi istemez.
Aradığı insandır.
"İnsan" sıfatının yanında, som altına şekil katmak için sokuşturulmuş bakır kadar ehemmiyeti olmayan unvanları hesaba katmaz...
Bir bardak demli çayın her yudumunu, ab-ı hayata dönüştüren insan!

Hayattan aldığımız ve hayata kattığımız can sıkıntılarının çoğunun sebebi, maalesef değersiz şeylerden ibarettir.
Ne bu dünyadan çekip giderken bizimle birlikte gelirler.
Ne sonrası için işe yararlar.
Üstelik, bir bardak demli çayın yanında bile, sahibini "beş kuruş" sahiplenmezler...

Su kaynar...
Aşk ateşinde...
Bir tutam çay yaprağıyla karışmak, vuslattır.
Bu sıcaklığa...
Bu buhara ram olur ve yayılır duygular.
Sonra aşkın rengidir ve demidir görünen.
Ve aşkın rayihası.

Söyleyin şimdi:
Bu şiire kim bir mısra katar gönlünden?
Sohbeti kim demler?

Çarşamba, Mart 02, 2011

Boşver be Yaşı Başı

Can Yücel şiiri benim yorumum ve Orson Welles'in Şarkısı eşliğinde keyifle izlemeniz dileğiyle:)


boşver be yaşı başı - can yücel | izlesene.com

Not: Videoyu izlerken sağ alttan müzik kutusunu kapatmayı unutmayın lütfen